ÇELİK PROJELER

Çelik Yapılar

Yapı sektörünün vazgeçilmez malzemesi: Çelik

Çelik; esnekliği ve şekilden şekle girebilmesiyle mimarların ve mühendislerin yaşam alanları tasarlarken hayal güçlerini sınırsızca kullanabilmelerine ve zihinlerinde kurguladıkları tasarımları gerçeğe dönüştürebilmelerine olanak sağlayan esnek bir malzemedir.

Çelik, demir madeniyle çeşitli oranlarda karbonun bileşimiyle ortaya çıkan bir alaşımdır. Çelik malzemesinin sınıflandırılmasında içindeki karbon miktarından faydalanılır. Her şekle giren, esnek, kuvvetli ve düşük maliyeti sayesinde uzun açıklıkları geçebilir, inovatif tasarım fikirlerinin uygulanabilirliğini artırarak hayal gücünün sınırlarını zorlayan mimarların en sevdiği malzemelerden biri olma özelliğini taşır.

Çeliğin milyonlarca binanın inşasında kullanılmasının en geçerli sebebi en güvenilir yapı malzemelerinden biri oluşudur. Çelik kullanımının öncelikli avantajlarından bahsetmek gerekirse; kuvveti ve hızlı inşa imkanı sağlaması sayılabilir.

Seri üretimle özdeşleşen sanayi devrimi, çeliğin inşaat sektöründeki kullanımını popülerleştiren dönüm noktalarından biridir. Çeliğin yapı ve inşaat sektörünün en vazgeçilmez malzemelerinden bir haline gelişi ilk olarak tren istasyonlarıyla başlamıştır.

  

Çok yönlülüğünü, esnekliğini ve kârlılığını kanıtlayan çelik, tren istasyonları ve tren yollarından sonra Amerika’nın ve Avrupa’nın pek çok yerinde önce kilise inşaatlarında olmak üzere, özel girişimlerde ve yüksek yapıların inşasında tercih edilmeye başlanmıştır. 1800’lerin sonlarına doğru Amerika’nın büyük şehirlerinde ilk çelik iskeletli iş merkezlerinin yükselişiyle çelik devri başlamıştır.

Tarihteki çelik çerçeveli ilk bina, 1876 yılında İngiltere’de inşa edilen Diserington Keten Değirmeni olarak bilinir.

İki savaş arası çeliğin yükselişi

Çelik kullanımının dünya çapında popülerleşmesi, yani yapı ve inşaat sektörünün vazgeçilmez malzemesi haline gelmesi dünya savaşlarının arasındaki dönemde gerçekleşmiştir. Savaş sırasındaki kullanılan pre-fabrik barakaların inşaası, silah ve mühimmat depoları çelik yapılar sınıfına girer.

20. yüzyılın sonlarına doğruysa tren yollarının da giderek uzamasıyla çelik kullanımı kıtaları aşmış ve dünyanın dört bir yanına yayılmıştır.

Günümüzde ikonik olarak bilinen –Empire State Binası, Golden Gate Köprüsü, Eifel Kulesi gibi- pek çok meşhur çelik binası, 1930’lu yıllardan başlayarak çeliğin yükselişiyle birlikte inşa edilmiş olup dünya savaşlarının arasındaki zorlu dönemin verimli yanlarından birini temsil eder.

Çelik çerçeveli yapı sistemleri, esneklik, ağır yük taşıyabilme potansiyeli, uzun mesafeleri geçme kabiliyeti ve dayanıklılığı sayesinde uzun aralıklı köprülerde, endüstri yapıları ve fabrikalarda, çok katlı, yüksek binalarda ve gökdelenlerde, spor salonlarında ve stadyumlarda, portatif ve prefabrik yapılarda, zemini zayıf arazilerde ve sadece taşıyıcı görevi gören sistemlerde yoğunlukla tercih edilir.

Neden Çelik?

Çeliğin mimaride yapı malzemesi olarak, statikte taşıyıcı sistem görevi görerek ve inşaat sektöründe uygulama projelerinde tercih edilmesinin belli başlı sebepleri vardır. Mimari açıdan bakarsak çelik kullanımının sebepleri arasında hafifliği, free form’lar (serbest biçimler) oluşturabilme potansiyeli, mekandan tasarruf edebilmesi ve esnekliği sayılabilirken; uygulama projelerinde inşaat süresinin kısa tutulması, az materyalle çok iş halledilebilmesi, sökülüp takılabilme özelliği ve adaptasyon yeteneği başlıca tercih sebepleridir.

 

Çelik, konut veya endüstriyel yapıların yalnızca statik projesinde veya iskeletinde değil, betonla harmanlanarak betonarme haline getirilip temelinde, duvarlarında veya katlarında, elektrik ve su tesisatının parçalarını oluştururken, zeminde ve döşemelerde, ışıklandırma ve bölme elemanları olarak bolca kullanılmaktadır. Buradan yola çıkarak çeliğin ne kadar farklı şekillere girdiğini ve dünyanın sayısız yerine ulaşarak günlük hayatımızın içine dahil olduğunu görebiliriz. Çelik aynı zamanda özellikle cam gibi, esnetilip kaynak yapılabilecek pek çok yapı malzemesiyle kombine edilerek de kullanılır.

Çelik malzemesine aşina olmuş, belirli bir sayıda çelik yapı projesinde çalışmış, işinin ehli mühendis ve mimarlarla çalışmak büyük önem taşır. İşte tam da bu yüzden 30 yıllık yapı ve inşaat sektörü tecrübesine sahip, irili ufaklı pek çok çelik ve betonarme projeye imza atmış Sigma gibi sektörün öncüsü firmalarla çalışmak büyük önem kazanır.

 

Türkiye’de Sigma gibi elinden yeterince çelik yapı projesi veya statik proje geçmiş, konusunda uzmanlaşmış firmaların tecrübelerinden faydalanmak elzem hale gelmektedir.

İletişim Formu

Tüm soru, görüş ve önerileriniz için iletişim formu üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Çelik projeler ile ilgili daha detaylı bilgi ya da talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.