STATİK PROJELER

Durağanlıktan Harekete Statik Proje

Statik sözcüğünün kökleri, eski Yunanca’da “dengeye ve sabit durmaya ilişkin” anlamına gelen “statiko” ve Fransızca’da “durağan, sabit” anlamlarına gelen “statique” sözlerine uzanır. Hatta daha da derine inmek istersek Latince “sta” yani “durmak” kökünden türemiş olduğunu görürüz. Yani kısacası statik dediğimizde akla durağanlık, sabitlik, hareketsizlik gibi kavramlar gelmelidir.

Durmak, durağanlık ve sabitlemek kavramlarının mühendislik ve yapı alanlarındaki karşılığı ise “Statik” kelimesi veya kavramıdır. Yani bir yapının sabitlenmesi ve sabit halde durmaya devam etmesi için yapılan hesaplar bütününe mühendislik, yapı ve inşaat alanlarında “Statik Proje” denir. Statik proje deyince akla gelen durağanlık, atalet ve sabitlik ilginçtir ki aynı zamanda hareketliliğin, yaşamın ve hatta yerinde hiç duramayan insanlığın da başlangıç noktasıdır denilebilir.

Statik projeleri hazırlamakla görevli mühendislere kısaca “statikçi” denir. Statikçiler matematik, fizik, geometri ve üç boyutlu düşünme alanlarında uzmanlaşmış inşaat mühendisleridir. Statik projeyi çizmeden önce belli başlı olasılıkları hesaplamak ve ona göre önlem almak statikçilerin en önemli fonksiyonudur. Tarihte kayda geçen ilk statik proje, Antik Mısır döneminde, M.Ö. 2700 yılı civarında inşa edilen piramidlerin mimarı, aynı zamanda ilk mühendis olarak da bilinen İmhotep’in “basamaklı piramid” için çizdiği statik projesidir. Öte yandan bu sebeple, tarihte bilinen ilk statikçi de İmhotep olmuştur.

Önce Statik Proje

Bir yapının iskeleti olmadan o yapının ayakta durabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bir projenin en öncelikli parçalarından biri statik projedir. Yapı malzemelerinin ağırlıklarını, kirişlerin ve kolonların yerlerini hesaplamak; malzemelerin ve parçaların bağlantı noktalarını, taşıyıcı veya bölücü elemanların konumlarını, havalandırma, elektrik ve su servislerini şekillendirmek gibi detayların kurgulanması için statik projenin eksiksiz bir şekilde tamamlanması gerekir. Bir yapının statik projesi hazırlanırken pek çok fiziksel değişken de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu değişkenler arasında yapının üstüne inşa edildiği zeminin özellikleri; rüzgâr, yağmur, kar gibi hava koşulları; deprem, toprak kayması, kasırga gibi doğa olayları, ve hatta binaya uçak çarpması, yıldırım düşmesi, yangın çıkması gibi aşırı uçlarda gerçekleşmesi olası durumlar da sayılabilir.

Malzemeleri Tanımak

Statik projesini çizen mühendislerin en önemli fonksiyonu, pek az sapma payı bırakmak şartıyla kusursuz hesap yapmalarıdır. Statikçiler bir yapıda kullanılacak malzemelerin hepsini çok iyi tanımak zorundadır. Malzemelerin farklı iklim koşularına ne gibi tepkiler verdiğini ve hangi şartlarda nasıl davranışlar gösterdiğini önceden tahmin ederek statik projesini bu detaylar ışığında hazırlamaları gerekir.

Statik projeler aslında basit fizik ve geometri kaidelerine dayanır. Statikçiler de bu basit kurallardan faydalanarak ve farklı malzemeler kullanarak karmaşık yapılar kurgular. Statik projeyi hazırlayan inşaat mühendislerinin kullandığı yapı elemanları arasında kirişler, kolonlar ve döşemeler sayılabilir. Statik proje sadece binalarda değil su sistemleri, yol ve köprü inşaatları, hava alanı ve baraj gibi daha kapsamlı işlerin projelerinde yapılacak işlerin başında gelir.

Günümüzde mühendisliği besleyen ve destekleyen teknolojilerin hızla ilerlemesinden mütevellit, statikçilere düşen görev giderek artmaka; yaratıcılığın konuştuğu, tasarımların birbiriyle yarıştığı yapı ve inşaat alanında statikçilere giderek daha fazla rol düşmektedir.

70’ten fazla tecrübeli uzman çalışanıyla sektörün başını çeken firmalardan Sigma, 30 yılı aşkın yapı ve inşaat yolculuğu sırasında pek çok büyük ve kapsamlı statik projeye imza atmıştır ve yoluna daha büyük, daha kapsamlı projelerle; durağanlığı harekete, canlılığa ve yaşama dönüştürerek yoluna devam etmektedir.